Kayıtlar

Paylaşım Köprüsü Projesi (e-Twinning Projesi)

Resim

Sincan İMKB İlkokulu/ Zeynep Çelik Soysal

Resim
Sincan İMKB İlkokulu/ Zeynep Çelik Soysal Hi! I am a refugee projemiz dahilinde öğrencimizin çok güzel çalışmaları oldu. Öğrencimizle bu çalışmaya  severek katıldı. Çok hoşlarına gitti. Kendilerini daha iyi ifade etmeye başladılar. Proje başarılı olduğu için bende çok mutlu oldum. Projede çalışan öğrencilerimizi ve bu çalışmayı gerçekleştirdiğim proje ekibini tebrik ediyorum . https://hiiamarefugee.blogspot.com/
ANLAYANA Hani yürekten geçen, bazen dile ağır gelirde, Hani akıllardan geçeni okursun da, Hani adamlık bende kalsın dersin ya, İşte adam olmak istemediğim  zaman lardayım... Hani isyanlarda başında, ayakların götürmez, Hani  çocuk ça zırvalıklara boynun eğilmez, Hani saçmalayanlara yok artık diyesin gelirde, Hani hatır var ,  Allah  rızası için dersin ya, Bunu kendinden z anne der bazı gereksizler, Yaptığın iyiliği, korkuyor da ondan derler, Bekle kibrinden burnu görünmeyen, Hani bir gün  insan  olmayacağım tutarda, O  zaman  anlatırım sana  dünya  kaç bucak...
KAFES VE YÜREK Yüreğimiz kafeslerde,  Kafeslerimiz kimi altın, kimi gümüş, kimi bilmem ne, Çırpınıp uçmak ister, bilinmezliğe, Sıkılıp özgürlük arar, çaresizliği yaşadığı kafesinde, Özgürlüğü ararken konar b aşk a bir yüreğe,  Kafesten kaçar da yürek,ne bulmuştur acaba,  Kimi şanslıdır, bulmuştur pırlanta, Kimi arıyordur hala,  Özgürlük uğruna çıktığı yolda  Bir avcı kurşununa rastlarsa, Ölür yürek, amansız bu sevdada, Umutsuz, acıyla ve bir ah çekerek, Sonsuzluk uçup gidecek, yaptığı hatada.  Kafesi dar gelmişti ya yüreğe, Şimdi arasa da bulamaz bir yerde, Tarumar olmuştur kafes, saplandığı yanlış sevdada. SEN; Benim yanlış sevdam olma, Bırak yüreğim kalsın kafesinde, Küçücük, ama güvenli,  Serüven yaşayamayacak kadar ürkek, Bırak b aşk a yürekler konsun yüreğine, Yüreğim mutlu hapishanesinde. http://edebiyatdefteri.com/siir/544770/kafes-ve-yurek.html

TANRILAŞTIRILAN İNSANLAR

Başlığı okuyunca kimi hemen kızgınlık gösterecek, kimi evet tam da bu diyecek belki... Toplumda oturduğu makamdan, mevkiden ya da koltuktan güç alıp gerçekten her şeyi yapabileceğini düşünen insanlar var.  Nasıl bir psikoloji mutlak gücü bir sandalyeden alabilir ki? Patolojik bir benlik tabi ki... Öyle insanlar ve öyle kişilikler gelişti ki son zamanlarda inanılmaz. Bir eğitimci olarak diyorum ki bazen her şeyi sil baştan almalıyız. Kendini mutlak güç görüp çevresindekilere tehdit savuran insan sayısı o kadar attı ki. Bu insanlar kendi bozuk psikolojileri yüzünden başta diğer insanların kişiliklerine zarar verdikleri gibi onların ruh sağlığını da bozuyorlar. Sanatçılar, politikacılar,  yöneticiler kurum müdürleri vb. bu mutlak gücü kendinde bulup sistem tarafından tanrılaştırılan bu insanlar hem topluma hem de bizlere zarar veriyorlar. Bunlara kim dur diyecek diye bekliyorum. Günün birinde sanırım sabrı bitmiş insanlar ders verecek ama öyle olmasını da hiç istemiy...